KaPanDı....!!!
  EVLİLİKTE YAPMANIZ GEREKENLER
 

EVLİLİKTE YAPMANIZ GEREKENLER

 

Bizler geçmişte çocuk değil miydik? Annemiz bize güzel yemekler yaptığında annemize anneciğim eline sağlık çok güzel olmuş diyen. Şimdi evlendik bizlerde birer anne baba olduk. Şimdide evlerimizde yemeklerimizi eşlerimiz yapmıyor mu? Neden biz ona eline sağlık karıcığım veya ismi ile hitap ederek çok güzel olmuş çok lezzetliydi gibi sözler sarf ederek onun emeğine saygı gösterme nezaketinde bulunmuyoruz? 


......................................................................................................
......................................................................................................
......................................................................................................


v Belki her şey reçetelerde yazıldığı kadar kolay olmuyor, insan istediği zaman istediği kişi ile karşılaşamıyor, önemli olan sevgiyi yaşatarak aşka dönüştürmek ama bu sorumluluk bu şart herkesin altına girebileceği yük değil ama yinede uzmanlar çabalayabileceğimiz çabaladığımız takdirde de mutlu bir beraberliği yaşantımız boyunca sürdürebileceğimiz konusunda hem fikirler.

v Önce arkadaşlıktır! Hatta arkadaşlık öyle ön plana çıkmalı ki aşk ancak arkasından gelmeli. Çünkü romantik aşkın kıvılcımı söndüğünde arkadaşlık ateşinin kalpleri ısıtıyor olması lazım.

v Önemli konuları karşısındaki insanın işi başından aşkınken gündeme getirmeyin. Sizin birinci önceliğiniz belki de o sırada karşınızdaki insanın birinci önceliği değil. Hele işi başından aşkınsa, yoğunsa, kafasına iş takılmışsa… Oysa siz, gerekli ilgiyi göstermediği sonucunu ‘yanlış da olsa’ çıkaracaksınız. Bekleyin… Doğru zamanı yakaladığınızda konu orada çözülecektir. Yanlış zamanlama yüzünden çözümlenemediğinde içinizde büyüyecektir. Çözümlenemeyen sorunlar zamanın geçmesi ile beslenerek büyür.

v Ön fikirli olmayın, yani karşınızdakini “peşin hükümle” haksız ilan etmeyin. Örneğin; “Sen anlaşılmazsın” yerine “Ben seni anlamakta zorlanıyorum” demeyi tercih edin. Aslında böyle yapınca karşı tarafın savunmasını kırıyor ve onu açık olmaya zorluyorsunuz. Karşınızdakinin lafını ağzınıza tıkamaktansa cevap almaya bakın.

v Ne istediğinizi tam olarak bilin. Karşınızdakinden şikâyet edeceğinize, siz tam olarak ne istediğinizi söyleyin ve karşınızdakinin buna tepkisinden hareket ederek yolunuza devam edin. Sonuçta sizin kafanızın içinde ne olduğunu bilemeyebilir. Genellikle tartışmaların başlama nedeni, birisinin sevgi arayışı, ilgi ve alaka isteğidir. Ne istediğinizi tam olarak bilin ve onu isteyin. Sevgi dilenmek için rol yapmayın.

v Karşınızdakinin istek ve duygularına kilitlenin. Birisi sizi suçladığında hemen olayın kendi tarafımızdan görünen boyutunu anlatmaya başlarız. Bu hepimize normal gelir ama aslında bu bir savunma mekanizmasıdır. Ne yapabileceğinize dair sorular sorun. Savunma dürtüsü kendine güven eksikliğinden doğar ve asıl konudan uzaklaştırır.

v Bir seferinde bir konuyu tartışın. Bunu “bir sefer bir konuyu tartışın” şeklinde de yazabiliriz. Çünkü genelde bir tartışma sırasında ondan evvelki on tartışmanın da hesabı ortaya çıkar. Bu durumun işleri kolaylaştırmadığını hepimiz biliyoruz. Doğru söz ayrıca savunma istemez.

v Karşınızdakini dinleyin. Bu kadar basit, çoğu zaman karşınızdaki insanın tek istediği onu dinlemenizdir. Dinlediğinizden ve ne dediğini anladığınızdan emin olduğunda mesele kalmayacak.

v “Sen” yerine “Ben” kullanın. Kural basit… Hep geç kalıyorsun yerine “Beklemekten haz etmiyorum” veya “Dağınıksın” yerine “Arkanı toplamaktan yoruldum” gibi. Kendinizi nasıl hissettiğinizden sadece siz sorumlusunuz!

v Talimat vermeyin, rica edin. Talimatla rica arasındaki fark; Talimat yerine gelmezse cezası vardır. Mesela bir somurtma, bir hareket, bir sessizlik, sırt dönme. Oysa ricaların cezası yoktur ve belki de bu yüzden rica ettiğinizde her şey daha kolay olur. Gerçek rica kimseye sorumluluk yüklemez.

v Anlayışlı olun! İnsanlar bir fikri defalarca dile getiriyorlarsa “anlayış” arıyorlar demektir. Yeni mutlaka sizinde onlara aynı fikirde olmanız gerekmiyor. Karşı tarafı anlıyor olmanız yetecektir. Bir çocuk düşünün, “Senden nefret ediyorum” diye ağlıyor. Siz ona kırılacağınıza çocuğun nasıl mutlu olacağını düşünürsünüz, öyle değil mi? İşte anlayışlı olmak bu. Her zaman aynı düşüncede olmak gerekmez, ara sıra anlayış göstermek çok işe yarar.

v Her zaman dürüst olun bu devamlılığı kesinlikle bırakmayın. “Bugün suratın hasta gibi görünüyor” demenin âlemi yok! Ama eşiniz ona karşı hep açık olmadığınızı bilirse ve ilişki dürüstse arada sağlam bir güven ilişkisi oluşuyor. Bilmek istediğinizi sorun! Dürüst olun ki güven olsun. Güven olsun ki arkadaşlık doğsun, arkadaşlık olsun ki uzun bir ilişkinin tadı olsun!

v Ara sıra işi şakaya vurun. Aranızda yaptığınız konuşmalar mahkeme tutanağı değil! Bazen yerinde bir espri her şeyi yumuşatır. Kadın; bu huyun böyle devam ederse bende çeker giderim! Adam; Nereye gidiyorsun, bende geleyim… Gülümseten cevaplar işi kavgadan çıkarır, meseleye yapıcı yaklaşım sağlar.

v Falcılık yapmayın. Bir insanı ne kadar yakından tanırsanız kafasından geçenleri o kadar rahat okumaya başlarsınız. Ancak önemli konularda işin bu yönüne fazla güvenmemek gerek. Ya yanlış okumuşsanız? Konu önemliyse sormaktan çekinmeyin, sorun. Durum apaçık belli olsa bile, işin doğrusunu sormak aslında yanlış bir düşünceyle yola devam etmekten kat be kat iyidir.

v Ana yoldan sapmayın! Bazen birisine kırılıp, üzülecek dille söylememiz gereken bir şeyi söylemeyiniz. Ama söylememiz gerekebilir. Burada izlenmesi gereken yol; İlk önceliğimizi ortaya koymak. Söylemesi zor bir şeyi anlatmadan önce bir açılımı yapabiliriz. Seni çok seviyorum, senin için en iyisini istiyorum, bu konu aramızı bozsun istemiyorum. Zor şeyi söylemeden önce karşınızdakine olan zaafınızı ortaya koyarsanız iki tarafın da işi kolaylaşır. Sevdiklerinizle zor konuları konuşurken duygularınızı dile getirin. Getirin ki, tartışmalar sizi beraber kılan sevgiden ayırmasın.

v Öfkeli anlarınızda ağzınızdan çıkacak sözcükleri seçme şansınız yoktur. Etkileyici cümleler kuramazsınız dolayısı ile kalp kıran ve yıpratan olursunuz; Çocuklar küserler ve barışırlar siz ise artık çocuk değilsinizdir. Büyükler ise bu durumda küsmezler yara alırlar bu yarayı da iyileştirme durumunuz olmayabilir dikkat etmelisiniz

v Lafı dolandırmayın. Yani size yazdığımız bu 17 altın kuralı mutlaka uygulayın ve asla unutmayın; Sevenler arasında iletişimin üç büyük temel kuralı vardır: Duygular, (Saygı) duygular, (Sevgi) duygular (Aşk)…
Kaynak: İyi günde kötü günde




................................................................................................................................
................................................................................................................................
................................................................................................................................


       MİZAH
Mükemmel Çift




Zamanın birinde mükemmel bir erkekle mükemmel bir kadın evlenerek mükemmel bir çift olmuşlardır. Birlikte mükemmel bir hayat sürmeye başlamışlar. Bu mükemmel çift bir yılbaşı akşamında araçları ile bir yılbaşı tatili yapmak için seyir halinde iken yolda donmakta olan bir adam görmüşler ve mükemmel çift olduklarından adamı arabaya almışlar. Yolda ki adam sırtında çuvalı ile Noel Baba imiş. Mükemmel çift Noel Baba ile birlikte çocukları da sevindirerek yollarına devam etmişler.
Maalesef tipi şiddetini artırarak yoğun bir kış ortamı meydana getirmiş araç kullanmakta oldukça zorlaşmış ve araca hâkimiyet zor olduğundan mükemmel çift ve Noel Baba kaza geçirmiş.
Kaza da bunlardan yalnızca biri kurtulmuş.
Soru: Sizce kim kurtulmuştur,
Yanıt: Mükemmel kadın kurtulmuş…
Her şeyden önce mükemmel kadın vardır…
Herkes bilir ki Noel Baba ve mükemmel erkek diye birisi asla yoktur. İstisnalar kaideyi bozmaz.
*** Kadınlar burada okumayı bıraksınlar, yazının sonu…
*** Erkekler aşağıya baksınlar…
Eğer mükemmel erkek ve Noel Baba yoksa mutlaka arabayı mükemmel kadın kullanıyordur. Bu bize kazanın nedenini açıklar…
Eğer bir kadınsanız ve hala bunu okuyorsanız, bu da başka bir noktayı açığa kavuşturur;
*** Kadınlar hiçbir zaman söz dinlemezler…
Fakat her zaman istediklerini almak isterlerse mutlaka alırlar.
*** Yeter ki istesinler…




......................................................................................................
......................................................................................................
......................................................................................................

EVLİLİKTE EŞLERİN SIKINTILI VE RAHATSIZ OLDUKLARINDA YAPMASI GEREKENLER

 

Sıkıntılı, kriz zamanlarımızda veya hasta, rahatsız olduğumuz zamanlarda birbirlerimize yapmış olduğumuz hizmetler tevazuluğun ve alçak gönüllüğün bir göstergesidir. Egoist narsist (bencil kişiler) ekonomik güce sahip olup da bunu bir güç göstergesine dönüştüren yani mecbur kılan kişiler hep kendisine hizmet edilmesini ister ve buna bağlı karakter yapısı oluşturarak bencil davranışlar gösterirler. Büyüklük yanı sıra makam, mevki, şan, şöhret ve çeşitli sıfatlar kazanarak toplumda üst potansiyel olarak gördükleri yerlere gelerek kendilerine toplumunda hizmet etmesini isterler. Oysa gerçek büyüklük karşımızdakine yaptıklarımızdan karşılık beklemeyen ve bağışlamayı bilen, özelliklede eşlerine her zaman yardım eden kişiler olarak hareket etmeliyiz. Eşlerimiz zor günlerimizde yanımız da olan kişilerdir.



................................................................................................................................
................................................................................................................................
................................................................................................................................


 
 
Google
Web BENBAY-06.TR.GG
 
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=



Free Meta Tag Analyzer