KaPanDı....!!!
  BİZ NE YAPMIŞTIK ŞİMDİ NE YAPIYORUZ ?
 

BİZ NE YAPMIŞTIK? ŞİMDİ NE YAPIYORUZ?

 


Uzunca bir zaman boyunca evlenebilmek için çaba sarf edip milyarlarca para harcayarak severek, hoşlanarak evlendiğimiz eşlerimizden bizleri koparan ve kendi sinir sistemimizi de olumsuz yönde etkileyen nedir? Neden eskiden olduğu gibi artık iletişim kuramıyoruz, oysa biz değil miydik? Evlenirken iyi ve kötü günde, acı ve tatlı anlarda, sağlıkta ve mutlulukta, beraber birlikte tüm zorluklara karşı göğüs gerip, birlikte mücadele edeceğiz deyip yemin eden.  Neden şimdi geldik aile mahkemelerinin kapısına, ellerimizde minicik yavrularımız, boynu bükük bir şekilde neler olduğunu anlamaya çalışıp da bir türlü anlayamayan hangimizin sevgisine hangimizin yokluğuna dayanabilir ki?

................................................................................................................................
................................................................................................................................
................................................................................................................................





BABASINDAN KIZINA


Sevgili çocuğum değerli kızım yazmış ve hazırlamış bulunmakta olduğum senin bize hitaben düşündüğün ve söylediklerine cevaben benimde sana ve senin gibi boynu bükük kalmış çocuklara söyleyeceklerim olacak. Benim gibi bütün babalarda aynı düşünceler içerisinde olduğunu tahmin ediyorum. Bu kitabın bütün amacı da senin çektiğin acıları ve senin bizlere söylediklerini başka çocuklar anne ve babalarına söylemesinler diyedir.

................................................................................................................................
................................................................................................................................
................................................................................................................................

v Bir baba yüz evlada bakar da, yüz evlat bir babaya bakamaz” Gabriele D’Annunzio

v Bir baba, yüz öğretmene bedeldir.” George Herbert

v Babanın erdemleri, çocukların servetidir.” Anatole France

v “İnsan, babasına borçlu olduğu saygıyı ancak baba olduğu zaman duyar.” Goethe

v “Evlatlarını sevmeyen babalar olabilir, ama torununu çıldırasıya sevmeyen dede olamaz.” Victor Hugo

v “Sadece hayat veren değil, hayat verip hak eden, baba adını taşıyabilir.” Dostoyevski






......................................................................................................
......................................................................................................
......................................................................................................

BABASINDAN YAVRUSUNA

 

Sevgili küçüğüm, sen ağlama sana kıyamam
Ayrılık vurdu gönül kapına, hüzün buldu
Gözyaşının her damlası, saplanır yüreğime
Gönlümden eksilmez, bu ayrılığın acısı
Ben değilim inan bunun, tek sorumlusu
Ben anlarım, yinede yavrumun acısını
Sen bana güven, bir gün bin pişman olacak
Sana bu acımasız, ayrılığı yaşatan
Sana canım feda olsun, yaşama gayem
Sen ağlama sana kıyamam, sen benim umudum
Sen benim yarınlarım, tek dayanağımsın
Sen benim ölmüş sevdamın, tek meyvesi
Sen benim gönül bahçemin, tek çiçeği
Seninle yaşar yüreğim, seninle avunurum
Telefonumun kapak yüzü, sen benim her şeyim
Sen benim mutluluğum, gönül sayfamsın
Benim kalbim senin uğruna, dayanamam mutsuzluğuna
Sen ağlama sana kıyamam, gerekirse ben senin için
Bir değil, bin kez ölmeye dahi razıyım.

_______________________________________

BABASINDAN BEBEĞİNE

 

Yarınlarımın umudu, benim tek bebeğim
Yıldızların aydınlığı, gecemin yalnızlığı
Günün başlangıcında, her anımda, seni özler seni gözlerim
Biliyor musun? Sen benim neremdesin
Bak şimdi yazıyorum, tam kalbimdesin
Seher yeli seninle birlikte esiyor.
Sonra yağmur olup üzerime düşüyor.
Yaprakların savurduğu toprak kokum.
Sen benim, her şeyim tek bebeğimsin
Sen şimdi, çok uzaklarda olabilirsin
İnan bana rüyalarımın içindesin.
Seninle birlikte olmasak ta, kalbimiz
Baba kız özleminin edasıyla çarpıyor.
Biliyorum sen çok kızgınsın bu kadere
Ben yazmadım ki bunu, sen yinede haklısın.
Gecelerin aydınlığı, sen gündüzümün de güneşisin
Sıcaklığın vücudumu sarmasa da
Sen benim tek serinliğim, tek gölgemsin
Yarınlar, sana daha fazla acı çektirmesin
Sen benim gecelerimin, sensiz ve sonsuz gülüsün.

_______________________________________


BABASINDAN ÇOCUĞUNA

 

Gel yeter artık, bitsin bu hasret
Uzak gittin, sen yaban ellere
Sanki İstanbul da değil, İsveç desin
Ama bil ki, ayrı kalan yürek değil
Sadece bedenlerimizden ibarettir.
Kızımın, tek yavrumun, özlemiyle ve hasretiyle
Çöllerde cayır cayır, yansam da ben
Alo su bile yeterdi, onu söndürmeye
Ne yaparlarsa yapsınlar, asla vazgeçmem.
Gönül bahçemin, tek meyvesinden
Onu bile çok gördünüz, siz bana
Kalplerimiz kan ağlar yana yana
Bir gün, sizde de çıkacak bu yara.


UNUTMA SAKIN, SEN BENİM TEK CANIMSIN







BOŞANMALARIN ÇOCUK ÜZERİNE ETKİLERİ VE YAPILMASI GEREKENLER

v Günümüz sosyo-ekonomik ve kültürel şartlarında doğal olarak insan ilişkilerinde yeniden bir yapılanma gerçekleşmektedir. Böyle bir durumda davranışlarımız, beklentilerimiz, ilgilerimiz ve tutumlarımız değişmekte ve bu denge arayışı hem iç dünyamızda hem de sosyal ilişkilerimizde denge bozulmalarına neden olmaktadır.

v İşte bu değişen ve değişken olan süreç içerisinde aile kurumu da etkilenmekte ve eşler arasındaki uyum bozulabilmektedir. Bu ortamda bütün aile üyelerinin yıpranmasıyla birlikte şüphesiz ki, en çok örselenen taraf çocuklardır.

v Boşanma süreci içinde yaşanan gerginlikler ve çatışmalar, çocuğun içe kapanmasına, anne-babası tarafından sevilmediğini düşünmesine, gerginliklerin sorumlusu olarak kendisini görmesine neden olur. Bu sürecin son noktası olan boşanma ise çocuğun bu düşüncelerinde haklı olduğunun göstergesi olarak ortaya çıkar ve yoğun suçluluk duygusuna yol açar.

v Eğer boşanma evliliğin başlarında gerçekleşmişse ve çocuk 0-3 yaş grubunda ise; anne ve çocuk hatta baba ve çocuk arasındaki duygusal ilişkileri azalttığından, çocuğun duygusal beslenmeyi yeteri kadar sağlayamaması büyüme ve gelişimini geciktirebilir. Bunun yanı sıra uyku ve yeme problemleri ve ayakta durmak, oturmak gibi bazı motor yetenekler ve kekeleme ve kelimeleri yutma gibi bazı dil gelişimi problemleri de görülebilir.

v Okul öncesi dönemde ise; içe kapanık ya da tam tersi fazla atılgan olma ancak her iki durumda da sosyal ilişkilenmede güçlükler yaşama görülebilir. Bu dönemde oluşan özgüven kaybı karakteristik bir şekilde kişilik yapısında yer alabilir. Bütün bunlara ek olarak zihin gelişimi gecikebilir ve bloke olabilir. Dikkati toplamada yaşanan güçlükler çocuğun verimli öğrenmesini ve akıl yürütmesini zorlaştırır ve son derece olumsuz etkiler.

v Okul çağında ise; ön planda görünen okul başarısızlığı ve uyum bozukluğudur. Çocukta ilgi ve dikkat problemleri dikkat çekicidir. Uyku ve yeme problemleri devam edebilir. Toplumla ilişkisi zayıflayan çocuk kendini ifade etmekte zorlanacağı için sosyal ilişki güçlükleri yaşayacaktır.

v Ergenlikte beraber yukarıda sayılan birçok olumsuz etkinin yanı sıra hayata eleştirisel yaklaşan, olumlu düşünemeyen hedef koyma ve strateji oluşturmada yetersiz, kişiler arası ilişkilerde sorunlar yaşayan, dürtülerini kontrol edemeyen, sınırlarını kestiremeyen, savunma mekanizmalarını sık ve yanlış kullanan, suç işlemeye eğimli bir kişilik yapısının ortaya çıkması oldukça yüksek bir ihtimaldir.

v Çocuğa boşanmanın ne demek olduğunu basit ve yalın bir dille hiçbir eleştiriye girmeden anlatılmalı ve çaba göstermenize rağmen anlaşmazlıkların giderilemediği fikri anlatılmalı.

v Boşanmanın onu bir süre mutsuz edeceğini bildiğinizi ancak bu durumda onun her hangi bir suçu ve sorumluluğu olmadığı fikri belirtilmeli.

v Çocuğu sürekli olarak eşinizle yaşadığınız problemlerin dışında tutmalı, onu kazanma ve sevme yarışına girmemeli.

v Kesinlikle çocuğu taraf tutmaya zorlamamalı, çocuğun da bu durumu kullanmasına izin vermemeli.

v Ayrılan eşten öç almak amaçlı olarak çocuğu ondan yoksun bırakmamalı. Unutulmamalı ki bu durumda asıl cezalandırılan çocuk olacaktır.

v Çocuk anne ve baba arasında gidip gelmemesi, asıl bir evi olduğunu bilmeli ve benimsemeli çünkü çocukta sarsılan güven duygusu anne babayı düzenli ve sürekli görmesiyle yeniden yapılandırılabilir.

v Çocuğun bazı olumsuz özelliklerini ayrılan eşle özdeşleştirmemeli.

v Sonuç olarak asıl olan alt yapısı güçlü, gelişmeye açık, doğru iletişim biçimlerinin var olduğu evlilikler yapabilmek ancak boşanma kaçınılmaz olduğunda ise bu durumun sadece eşler arasında olduğunu ve çocuktan da boşanmak olmadığını akıldan çıkarmadan seviyeli ve çocuğu en az zedeleyecek biçimde gerçekleştirebilmektir.

İşte sevgili okuyucular geçmiş zamanlardan günümüze kadar olan araştırmalar ve yapılan tetkikler neticesinde tüm psikologlar hemen hemen aynı düşünceler ve aynı sonuçlar ile ortak fikir birliği içerisindeler, çocuklarınızın bu olumsuzluklarla karşılaşmamaları için aile kavramınıza özenle dikkat etmelisiniz.

Kl. Psk. Orhan GÜMÜŞEL





 
 
Google
Web BENBAY-06.TR.GG
 
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=



Free Meta Tag Analyzer